MİMARLAR ODASI KENT ADINA BAYRAĞI ELİNE ALMALI
2018 yılından beri Belediye Başkanı Osman Zolan’ın görmezden geldiği Hulusi (Hudai) Oral Evi nerdeyse başımıza yıkılacak. (İnşallah birilerine zarar gelmez.)
İsterseniz önce Oral Evi hakkındaki süreci özetleyeyim:
Hatırlarsanız; Hüdai Oral Evi 27 Ocak 2018’de yandı.

29 Ocak’ta Denizli Düşünce Kulübü’nün çağrısı ile Hüdai Oral Evi için Mimarlar Odası’nda bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Toplantıya; Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, Mimarlar Odası Başkanı Suat Bilgi, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Şevket Murat Şenel, Oral Evi’nin rölevesini muhafaza eden mimar Süleyman Boz, Oral ailesinin avukatı Adil Demir ve sizlerin adına ben katıldım.

ZOLAN “TARİHİ BİNAYI TOPLUMA KAZANDIRMAK İSTERİZ” DEDİ
30 Ocak’ta Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, tarihi evin ayağa kaldırılması için Oral ailesi ile görüşmeye hazır olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Oral ailesiyle konuşup tarihi binamızı topluma kazandırmak isteriz. 4-5 yıl önce restore etmek için 800 bin lira teklif ettik. 1.5 milyon lira istediler. Her şey para demek değil. Bu konuda Oral ailesinden anlayış bekliyoruz”
Dedi ama…
ORAL AİLESİNİN AVUKATINA RANDEVU VERİLMEDİ
2 Şubat’ta evin varisleri Denizli’ye geldi. Belediye ile görüşme ve uzlaşma yetkisini Avukat Adil Demir’e verdiler.
4 Şubat’ta Avukat Adil Demir Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın özel kalemini arayarak görüşme talebinde bulundu. Ancak belediyeden Avukat Demir’e dönüş yapılmadı. Dolayısıyla ailenin avukatıyla belediye arasında bildiğimiz bir görüşme gerçekleşmedi.
O günden sonra belediye (Büyükşehir ve Pamukkale) şehrin göbeğindeki bu tarihi binanın yok oluşunu görmezden geldi…

MİMARLAR ODASI BOŞ DURMADI…
22 Mart 2018’de Pamukkale Belediyesi’ne resmi bir yazı ile başvuruda bulunarak, Hüdai Oral evinin dış güvenliğinin sağlanmasını istedi.
2 Nisan 2018’de Pamukkale Belediyesi’ne evin korunması için bir çağrı daha yaptı
19 Nisan 2018’de Mimarlar Odası’nın davetlisi olarak Denizli’ye gelen ünlü rock grubu Bulutsuzluk Özlemi Hüdai Oral Evi önünde bir basın açıklaması yaparak “Elele verip evi birlikte kurtaralım” çağrısı yaptı.
Denizli Düşünce Kulübü’nde ise konu çok sık gündeme geldi, bugüne kadar Hüdai Oral evi hakkında sayısız haber yayınlandı, yorum yapıldı, fotoğraf paylaşıldı.

SONUÇ;
Tarihi konak kendi haline terkedilmiş bekliyor. Evin saçakları ve kiremitleri tehlikeli bir biçimde aşağıya sallanıyor. Konağın çevresinde bir güvenlik bulunmuyor!
Ne demişti Zolan?
“Hüdai Oral’a bizim verdiğimiz değer zaten ortadadır. Adını bir caddemize verdik. Bu tarihi binayı da topluma kazandırıp gelecek nesillere aktarmak isteriz.”
Bu sözün ardından onlarca tarihi bina Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ettirildi, sıra (Hulusi) Hüdai Oral evine bir türlü gelmedi.
Yazık oldu…
DENİZLİ KOCA BİR KEŞKEDİR!…
Benim için Denizli’nin geçmişi KEŞKE’lerle dolu!
Ulu Cami için “eften püften, içi pislikten geçilmiyor, yıkılsın!” denmişti. Şimdi “KEŞKE bir minaresi kalsaydı” diye iç geçiriyoruz. Sümerbank Fabrikası yıkılırken tarihi mirasını hatırlayan bile çıkmamıştı. Şimdi “KEŞKE taş bina dursaydı” diyoruz. Kız Meslek Lisesi “bina tarihi değil, estetik değeri yok”diyerek yıkıldı. Şimdi “KEŞKE yıkılmasaydı, anılarımız gitti” diyoruz.
Her KEŞKE şehirden bir parçanın kopması, ruhsuzlaşması demektir. Kentte yaşayanlara ağır bir yük, döneminin yöneticilerine de bir bedel yazar.
Zolan’ın önünde bir sınav var: Ya (HULUSİ) HÜDAİ ORAL Evi’ni şehrin kazanç hanesine katacak. Ya da tarihin tozlu sayfalarına bir KEŞKE daha yazacak!
KENTSEL MİRAS KENTİN ORTAK MALIDIR
Peki bu nasıl olacak?
Öyle görünüyor ki; Belediye ve mirasçılar şu veya bu sebepten dolayı evi gözden çıkarmış durumda. Yoksa 2018’de alevler arasında kalan ve bugün çökme tehlikesi yaşayan bu ev, çoktan restore edilerek kent kültürüne kazandırıldı.
İyi de ne yapmalı?
Kendi adıma konuşursam benim işim gazetecilik; kamuoyunu bilgilendirmek, olan bitenden haberdar etmek ve kamuoyu oluşturmak. Denizli Düşünce Kulübü Facebook ve Instagram sayfasının amacı da kent kültürü ve kentsel miras konusunda farkındalık yaratmak.
Kent kültürü ve kentsel miras konusunda kentin en örgütlü kesimi ise Mimarlar Odası…
O zaman ben buradan Mimarlar Odası’na bir çağrı yapmak istiyorum;
MİMARLAR ODASI KENT ADINA BİR KEZ DAHA BAYRAĞI ELİNE ALMALI

Taş binalarda olduğu gibi bayrağı elinize alın. Depreme dayanıksız gerekçesiyle yıkılmak istenen taş binalar bugün kent müzesi oluyorsa Oda’nın verdiği hukuki mücadele sayesindedir.
Bugün Hulusi (Hüdai) Oral evi için de kent adına verilmesi gereken bir mücadele var.
Yapılacak belli, bundan sonra işin muhatabı Valilik ve Koruma Kurulu
Mimarlar Odası eski başkanlarından Süleyman Boz‘un yorumunu da şuraya iliştireyim, belki yol gösterici olur:
“Koruma Kurulu kamu güvenliğini tehdit edici bularak restore edilmesi ve kültür bakanlığına devri için karar almalı. Bu konuda bütçe var. Emlak vergilerinin %10 u restorasyon ve koruma için zaten ayrı bir hesapta toplanıyor. Denizli valisi resen Bu talepte bulunur karardan sonra restorasyon başlar..”
İMZA KAMPANYASI BAŞLATIN, HEYET OLUŞTURUN…

Sevgili Özlem Durdu Kabel, Mimarlar Odası olarak isterseniz bir imza kampanyası başlatın, Koruma Kurulu ve Vilayete iletin…
(Eminim ki binlerce Denizlili, sivil mimarinin en güzel örneklerinden olan ve kent kültürüne iz bırakan bu ev için seve seve imza verecektir)
İsterseniz bir heyet oluşturup konuyu bizzat Vali Ömer Faruk Çoşkun’a aktarın, şehrin talebini iletin.
En iyi siz bilirsiniz ki; Kentsel miras, kentin ortak malıdır!
Ne ev sahiplerinin, ne de belediyelerin insafına bırakılmayacak kadar değerlidir…
Sevgilerimle…