Bornozun babası kim?

Bornozun babası kim?

Denizli’nin ihracat başarısının büyük bölümü havlu ve bornoza ait. Hatta Denizli’yi devler ligine çıkaran, ihracat şampiyonu yapan da havlu-bornoz. Ancak ilginçtir ki Denizli’nin geçmişinde bornoz yok.

Peki 90’larda Denizli’de adım başı açılan fabrikalarda çılgınlar gibi üretilen bornoz Denizli’ye nasıl geldi, ilk kim üretti, ilk ihracatı kim yaptı?

Cevapları var ama önce bornozun ne anlama geldiğini söyleyelim.

Bornoz, Arapça; “Şapkalı Cüppe” anlamına gelen “Burnus” kelimesinden türemiş.

Bornozun vatanı için Bursa’dır derler.

Osmanlıya başkentlik yapmış, sarayların ve sultanların hamam sefalarını bir ritüele dönüştürmüş, ülkeye yıkanma kültürü hediye etmiş Bursa’nın hamam ve yıkanma aksesuarlarını yaratması elbette mantıklı.

Peki Denizli için elimizde ne var?

Bursa gibi tarihsel bir açıklamamız yok, bornozun şehre ilk girişi 70’li yıllar.

Söylenen odur ki; ilk bornozu üreten kişi Besat Küçüker…

KÜÇÜKER BORNOZLA BURSA’DA TANIŞMIŞ

Küçüker’in bornozla tanışması çocuk yaşlarda Bursa’da olmuş. İlkokuldan sonra okumak istemeyince babası onu Bursa’da bir dokuma ustasının yanına çırak vermiş. Çocuk Besalet, bornozu ilk burada görmüş. Banyodan sonra kurulanmak için elbise gibi giyilen bu havlu türünü pek sevmemiş, unutmuş gitmiş.

1970’e kadar mendilcilikle geçimini sürdüren Küçüker kağıt mendillerin piyasaya çıkmasıyla mendil satamaz olunca arayışa girmiş ve havluculuğa geçiş yapmış.

İşte o zaman aklına yenilik adına bornoz gelmiş.

Eskiler anlatır; o zamanlar Denizli bornoz bilmiyor, havlu-peşkir kullanımı yaygın.

Küçüker Bursa’dan getirdiği örnek bornozun aynısını yapmış. Yapmış yapmasına da ne kendi sevmiş ne Denizlililer beğenmiş. Derler ki; banyo sonrası “manto” gibi giyilen bu havlu elbiseyi kullanmak Denizli insanına zor gelmiş. Talipsi olmayınca Küçüker’de üretmekten vazgeçmiş.

Sonra ne mi olmuş?

1980’lerin başında Kadir Uslu ile birlikte çıktıkları Avrupa macerası hem Küçüker’i hem de Kadir Uslu’yu bornozcu yapmış. Avrupalı müşteriler bornoz diye diktirince işe bodoslama girmişler.

Gelin şimdi ilk bornoz macerasını adı “Havlu Kralı’na çıkan Kadir Uslu’dan dinleyelim:

KÜÇÜKER SAYESİNDE BORNOZCU OLDUM

“1979 sonuydu Besalet Küçüker ve Aycan Çakıroğlu ile birlikte yurtdışına çıktık. Elimizde numune bavulları dört gün içinde dört Avrupa ülkesini gezdik (Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda) İçimizde bir tek dil bilen Aycan Çakıroğulları vardı. Adamlar götürdüğümüz numunelerle hiç ilgilenmedi bizden havlu- bornoz istedi. Bu kadar ısrar karşısında

“yaparız” dedik.

O Avrupa gezisinden 500 düzine havlu siparişiyle döndük.

Döndük dönmesine de Besalet Küçüker “Bu fiyat tutmadı” diyerek caydı. Kaldım tek başına,

adamlara söz verdik, kar zarar neyse yapalım diyerek İkinci Ticari Yol’da 100 metre kare bir dükkan tuttum. Buldan’dan bir fasoncu dokumacı buldum, Benlioğlu diye bir konfeksiyoncu vardı ondan da 4-5 tane emanet dikiş makinesi getirdik, bornozları diktik gönderdik ama o işten çok zarar ettik.”

HERKES BORNOZCU OLDU

Kadir Uslu’nun zarar ettiğini söylediği ilk ihracat denemesinden sonra bornoz meselesi bitmedi. Daha hırs, daha fazla sipariş, deneme yanılma derken, bornoz para etmeye başladı. 90’lı yıllarda adım başı bornoz atölyeleri açıldı, işçiler gece gündüz bornoz üretti.

O dönemin bornozcularına Yaşar Kiraz(Kiraz Tekstil ) ve Ali İhsan Kasapoğlu (Denteks) Küçüker Tekstil (Besalet Küçüker) ekleyebiliriz. Ancak bornoz üretimi deyince aklınıza bugünkü devasa havlu-bornoz fabrikaları gelmesin.

O sıralar hepsi küçük atölye şeklinde.

Mesela; Küçüker 1. Sanayi de, Denteks Vilayetin karşısındaki pasajda

Tümteks 1. Ticari Yol üzerinde bir dükkan.

Hepsinin üretimini toplasınız, bugünün bir fabrikası olmaz.

EN FAZLA İHRACAT YAPAN 10 FİRMA

1980-90 yılları arasında Denizli havlu ve bornozunun girmediği yer kalmamıştı. En fazla ihracat 10 ülkeye Batı Almanya, Amerika, İngiltere, Yunanistan, Fransa, Belçika, İtalya, Hollanda, Mısır, Kanada’ya yapılıyordu ama Denizli’den 50’yi aşan ülkeye, hatta Kanarya Adaları’na bile mal gönderiliyordu. En fazla ihracat yapan ilk 10 firma arasına Tümteks, Örsan Tekstil, Deba, Denteks, Gökhan Tekstil, Emsan, Ozantekstil, Göveçlik İplik, Küçüker vardı.

BORNOZ FESTİVALİ

2000’lerden sonra ise iş büyüdükçe büyüdü, Bornoz Festivali’ne kadar gitti. 2011’de DETGİS Başkanı İsa Dal’ın önerisi ve başını çekmesiyle şehrin nur topu gibi bir festivali oldu. Valisi, belediye başkanı demeden şehrin protokolü bornozla yürüdü. Tam tamına 7 kez bornoz festivali düzenlendi, ünlü ünsüz insanlar şehirde ağırlandı.

Hedef; Milano, Paris ve New York gibi modanın ünlü kentlerinde yapmaktı, 2018’den sonra festival yapılamadı. Araya pandemi girdi beklemeye alındı. Kısmetse 2024’te sokaklar bornozla şenlenecek…
 

1 Yorum

Diler – Temmuz 14, 2023 - 5:48 pm

Ne kadar güzelbir haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir