DENİZLİ BELEDİYESİ NASIL KURULDU?

DENİZLİ BELEDİYESİ NASIL KURULDU?

Denizli Belediyesi, resmi tarihe göre 1876, resmi olmayan tarihe göre 1881’de bugün Bayramyeri İşhanı’nın olduğu yerde derme çatma bir evde kuruldu. İlk belediye başkanı Hacı Molla Ahmet Efendi’dir. Unvanına bakarak kadı olduğu söyleyebilir. 10 yıl boyunca ( 1882-1892) evden bozma belediye binasında hizmet veren Molla Ahmet Efendi yerini Lengerlioğlu Hacı Hafız Efendi’ye bıraktı. Bu ev kaç yıl kullanıldı bilinmiyor.

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Denizli il oldu, belediye binası yer değiştirmiş olabilir mi?

Öyle görünüyor!

Nitekim PAÜ Öğretim görevlisi Necmi Özdemir’de bu bilgiyi kısmen bunu doğruluyor. Hoca kaleme aldığı yazısında Bayramyeri’nde belediye binası olarak iki yer tarif ediyor:

Demirciler Caddesi (Bayramyeri İşhanı’nın olduğu yer)

Bayramyeri Meydanı tek katlı bina.

Birincisi 1920’lerde, ikincisi de 1930’larda kullanılmış.

O zaman; Hacı Molla Ahmet Efendi ve Lengerlioğlu Hacı Hafız Efendi’den sonra, Konyalıoğlu Mustafa Efendi, Hacı Molla Ali Efendi, Zade Hacı Tevfik Bey, F. Ahmet Hamdi Efendi ilk binada hizmet vermiş olmalı.

DENİZLİ BELEDİYESİ İLK BİNA

İkinci hizmet binası için tanıklar eski Emlak Bankası’nı işaret ediyor. Bodrum üstü tek kat olarak tarifi edilen bina 1950’lere, Turan Bahadır dönemine kadar belediye binası olarak hizmet veriyor. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra göreve gelen Tatosmanoğlu Emin Efendi, Saraçoğlu Ragıp Bey, Esat Berkman, Naili Küçüka, İsmail Cilov Esat Kaymakçı, Hüsnü Örnek’in başkanlığı burada geçiyor.

Musa Kazım Manasır ikinci hizmet binasını şöyle anlattı:

“Bodrum üzeri tek kattı. Önünden Bayramyeri’ne yol gidiyordu. İtfaiye de oradaydı. Bitişiği Halk Bankası, onun hemen yanında da Rauf Cem’in dükkanı vardı. biraz daha ileride Cumhuriyet Matbaası vardı. Binanın bodrum katında memurlar çalışırdı.  Üst katında belediye başkanının odası ve nikah salonu bulunuyordu.”

ÇADIR BELEDİYESİ

Belediyenin üçüncü hizmet binası bugün Atatürk Parkı’nın bulunduğu alandaki eski Halkevi. DP’li Belediye Başkanı Turan Bahadır (1950-57) halkevi binasını belediye yapmak için akıl almaz bir yöntem uygular. O yöntem şöyledir:

Malum; DP 14 Mayıs 1950’de iktidara geldi. Henüz iktidarının üzerinden bir yıl geçmişti ki 11 Ağustos 1951’de yürürlüğe giren 5830 sayılı kanunu çıkarıp halkevlerini kapattı, mallarını da hazineye devretti.

O sıralarda Denizli Belediyesi 2. Ticari Ticari Yol’un hemen başındaydı. Bodrum üzeri tek kat olan bu bina oldukça eskiydi. Binanın bodrum katında memurlar çalışırdı. Üst katında belediye başkanının odası ve nikah salonu bulunuyordu. Çoşkun Önen’in tarifine göre; “ İktisat Bankası tarafından bakıldığı zaman iki katlı, bayramyeri tarafından bakıldığında tek katlı, yokuşun kenarındaki bu binanın içine girdiğinizde ağaç döşemeler esnerdi.”

Halkevi binası böyle değildi elbet!

Belediye binası dökülürken, halkevi gösterişli olduğu kadar kullanışlıydı. Merkezi yerde,  tam vilayetin karşısındaydı. İki katlıydı ve tam belediyeye uygundu! Başkan Bahadır, halkevi binasını almak için siyasi girişimde bulundu ama sonuç alamayınca eski belediye hizmet binasına çürük raporu verdirip yıktı. Üstelik bunu yaptığı zaman 1952 yılının soğuk kış aylarıydı. Kızılay’dan getirilen çadırlar halkevi bahçesine yerleştirildikten sonra hizmetler çadırlardan sürdürüldü. Bir yandan bu manzara fotoğraflanarak bakanlığa gönderilir. Turhan bahadır Yeni Haber Gazetesi’nden İbrahim İmamoğlu’na verdiği röportajda o günleri bakın nasıl anlatıyor:  “O günkü şartlarda başka yerimiz olmadığından orada görev yapmaya mecburduk. Ben göreve seçildiğim zaman bina oldukça harap durumdaydı. Yağmurlu günlerde akıyor, kiremitleri dökülüyordu. Evraklarımız rutubet ve yağmurdan çürüyecekti.  Belediye meclisinde bulunan arkadaşlarımızla konuştuktan sonra bir hafta içinde belediye binasının bahçesinde kurduğumuz çadırlara çıktık. Bunu resimleyip bakanlığa durumu bildiren bir yazı ile gönderdik. Bu aralar çadırda görev yaptık”

Bahadır’ın “bu aralar” deyip küçümsediği süre tam tamına 6 ay!

Kış ortasında çadıra çıkan belediye, ancak yaz aylarında halkevi binasına taşınabildi. Ön kısım iki kat, arka bölümü tek katlı olan bina, belediye olduktan sonra ikiye ayrılarak belediye ve nikah salonu olarak kullanıldı. Zemine tahakkuk servisi ve meclis salonu, ikinci kata da başkanlık makamı yerleşti. Başkan Bahadır inatçılığının karşılığını almış, belediye de güzel bir binaya kavuşmuştu.

2. TİCARİ YOL BELEDİYENİN ORTASINDAN GEÇTİ

2. Ticari Yol çürük raporuyla yıkılan eski belediye binasının tam ortasından geçti. İstasyon Caddesi birinci kabul edildiği için yeni açılan yola 2. Ticari Yol adı verildi, yapı izni 4 kata çıkarıldı ve evler bitişik nizam yapıldı. Hemen paralelindeki İstasyon Caddesi’nde, un fabrikasında ürettiği unları trene kolaylıkla taşımak için caddenin açılmasına vesile olan ve bu nedenle 1908’de Nişan-ı Ali Osmani ödüllendirilen Kimon Pandozoplu’nun işçileri için yaptırdığı iki katlı bahçeli evler henüz yıkılmamış duruyordu.

2. Ticari Yol’un açılışı İstasyon Caddesi’ninki kadar kolay olmadı. Belediye maddi ve manevi sorunlarla boğuştu. Alt yapı çalışmaları vatandaştan alınan vergilerle değil, Emlak Kredi Bankası’na borçlanarak yapıldı. Yol açma sırasında vatandaşlarla Belediye Başkanı Turhan Bahadır arasında da sık sık tartışmalar, hatta kavgalar yaşandı. Eskilerin çok iyi hatırladığı “boynuzları mı sığmıyor p.kin” lafı işte o günlerden kalma! Bürokrasiden gelmesine rağmen, yaptığı uygulamalarla bürokrasiyi arkasından baktıran Turhan Bahadır, belediyenin işlerinin yürümesi için o günlerde ilginç yöntemler bulur! Onlardan birini yol açma çalışmaları sırasında uygular. Bu yönteme göre; yıkılması gereken evlere yıkım tebliği cuma akşam saatlerinde yapılır ki, araya hafta sonu gireceği için vatandaş itiraz edemesin. Çünkü O zamanlar mahkemeye itiraz süresi sadece 24 saattir.

BÜROKRASİ ARKADAN GELSİN…

Ancak bu yöntemin kendi meclis üyelerini bile çileden çıkardığı da olur. DP’den iki dönem üst üstte belediye meclis üyeliği yapan Burhanettin Özkardeş bir gün mecliste Başkan’a isyan eder.

Gerisini Özkardeş anlatsın: “Turhan Bahadır çok cesur ve gözü karaydı. Kendi bildiğini yapardı.  2. Ticari Yol açılırken bir adamın ona silah çektiğini hatırlarım. Yol açma sırasında yıkılması şart olan ve  “parayı vereyim yıkayım” demesine rağmen zorluk çıkaran evlere bir kanun maddesi varmış onu uygulardı. Vatandaş 24 saat içinde mahkemeye itiraz etmezse yıkma emri gerçekleşirdi. Cuma akşamı veya cumartesi tebliğ ederdi, pazartesiye kadar bütün resmi daireler kapalı bir şey yapamazsın. Pazartesi gelip yıkıp atardı. Bir gün mecliste çıktım ve “Turhan Bey bunu böyle yapıyorsun ama hukuk diye bir şey var” dedim. Bana “başka türlü olmuyor” deyip kapattı mevzuyu.  Nahiye memurluğu yapmış, hukuk bilen adamdı ama böyle işler yapardı.”

YİNE ÇÜRÜK VAKASI YİNE ÇADIR VAKASI

Eski halkevi yeni belediye binası iki katlı ve zeminden yukarıya 10 basamaklı olarak tarif ediliyor. Ön kısım iki katlı, arka bölüm tek katlı olan bina belediye olduktan sonra iki kısma ayrılarak belediye ve nikah salonu olarak kullanılmış, başkanlık makamı da ikinci kattaymış.  Bodrum da tahakkuk servisi, zemin katta da meclis salonu bulunurmuş. Belediye 1976 yılına kadar burada hizmet verdi, Ferit Ali Küçüka, Mehmet Candoğan Ali Dartanel ve Hasan Gönüllü bu binada görev yaptı.  Ancak bu keyif çok uzun sürmedi. 1976 depremi birçok binayı yerle bir ederken, belediye binasına da ağır hasar verdi. “Oturulamaz” raporuyla belediye yeniden çadırlara çıktı. Hizmetler bir 3-4 ay bahçeye kurulan çadırlarda yürütüldü. Belediye Havuzlu Çarşı’ya taşındığı sırada belediye binası da yerle bir edildi. Sonra Havuzlu Çarşı’nın birinci ve ikinci katları kiralandı belediye hizmetleri buradan verilmeye başlandı. Bir yıl sonra da Selçuklu İşhanı’na geçildi.  CHP’li belediye başkanı Hasan Gönüllü 1979 yılında belediye hizmet binası için proje yarışması açtı.  Gönüllü’nün amacı yıkılan belediye binasının olduğu yere yenisini yapmaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı!

Gönüllü anlatsın:

”Yeni belediye hizmet binasını yıktırdığımız binanın bulunduğu aynı alanda inşa ettirecektik. Denizli’ye yakışır, kullanma fonksiyonunu en iyi şekilde yerine getirecek bir proje yapılmasını istiyordum. Bunu sağlamak için Ankara Mimarlar Odası ile işbirliği yaparak ulusal mimari proje yarışması düzenlemiştik. Yarışmaya Denizli’den ve yurdun çeşitli yerlerinden olmak üzere birçok mimar katıldı. Aralarında Cengiz Bektaş’ın da olduğu seçici kurul Ankara’da faaliyet gösteren Y. Mimar Orhan Dinç’in projesini birinci seçti. Yarışma gereği birinci olan projeyi uygulayacaktık. Orhan Dinç’ten mimari ve diğer uygulama projelerini hazırlamasını istedik. Tatbikat projeleri tamamlanmadan 12 Eylül darbesi oldu. görevden alındım. Benden sonra da proje iptal edilmiş olmalı ki bir daha bu projeden söz eden olmadı.”

12 Eylül 1980’de görevden alınan Hasan Gönüllü’nün yerine önce Nihat Yalaz ardından emekli Albay Ali Acar atandı. Belediye hizmetleri de Selçuklu işhanı’ndan,  Bayramyeri’ndeki Belediye İşhanı’na taşındı. Albay belediye başkanı, Gönüllü zamanında yapılan hizmet binası projesini uygulamak yerine, Delikliçınar Meydanı’nda otopark ve İşhanı olarak planlanan ve o sıralar henüz inşaat halinde olan Delikliçınar İşhanı’nı gözüne kestirdi. Albay ve Başkan Yardımcısı olan Bayındırlık İl Müdürü Fahrettin Altuğ otopark ve İşhanı inşaatını tamamlayarak 1983 yılında belediyeyi bu binaya taşıdı.  7 katlı binanın zemini dükkanlara, 7’nci katı DENSABİD’e lokal olarak kiralandı. Diğer katlara da belediye birimleri yerleşti. Bugün halen belediye olarak  hizmet veren bu binada (1984-1989)  Ziya Tıkıroğlu, (1989-1999) Ali Marım,  (1999-2004) Ali Aygören, ( 2004-2011) Nihat Zeybekci ve halen Osman Zolan görev yapıyor.

*Çoşkun Önen/ Aydın Vilayeti Salnameleri kopya

*Yasemin Avcı/ Bir Osmanlı Anadolu kentinde tazminat reformları ve kentsel dönüşüm: Denizli – syf 147

*Cevdet Şemsioğlu/ 20. Yüzyıl başlarında Denizli

*Necmi Özdemir/Denizli Belediyesinin binaları/ geçmişten günümüze Denizli Dergisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir